
019
GİDİYORUM
Gönlümü kamçılar hasret, hicran yığın yığın
Kaderime boyun büküp gidiyorum bu gece
Ey bulutlar varın sizde hüzün yağın
Gözden kanlı yaşı döküp gidiyorum bu gece
Ferhat’a, Kerem’e, Mecnun’a haber salın
Ufkumu parçalayan kaygılarımı alın
Ümitsiz hayallerimi alnından vurun
Umuduma ilmek atıp gidiyorum bu gece
Dağların ardına süzülen sessiz güneş gibi
Gözlerde yolunu yitirmiş bir düş gibi
Tebessümlere bürünmüş ürkek gülüş gibi
Susuz deryasına dalıp gidiyorum bu gece
Şimdi ağlamak vaktidir, nemli gözlerine bakıp ta
Gitmem gerek, gözbebeklerinin kapılarını yıkıp ta
Gönül yaramı aşkın ateşiyle dağlayıp ta
Hasretle bir ömür sürüp gidiyorum bu gece
Sen gidince, ardından kanadını yoldum sevdanın
Çığlımı dinle, içimde suları yanıyor Sakarya’nın
Gel benimle düş peşine, o azgın sularının
Kırık gemilere binip gidiyorum bu gece
Bağrı yaralı ceylanlar ardımdan bakar
Korkak yağmurlar perme perişan şaçlarımı yıkar
Sabaha bensiz bir yastık, bir yorgan çıkar
Musalla taşına uzanıp gidiyorum bu gece
Gönlümde taşıdım bitmeyen gurbetimi
Topraklar yetmedi gömdüysem de hasretimi
Terk edip zihnimin kapıldığı yalanlar mektebini
Sevdaya tövbe edip gidiyorum bu gece
Her kuşun kanadından vurgun yedim
Yarım yamalak sevdamı kurşunlara gerdim
Sonsuz bir hayatın kollarına adım adım
Kefeni yüreğime sarıp gidiyorum bu gece
25.04.1997