
026
GÜLÜM-1-
Alevleri sardım yanık yarama,
Lalezarlarla birlikte ağlaşırken gülüm…
Hüzünlüyken ne olur yüzüme bakma,
Irmaklar gözlerimde kaynaşırken gülüm…
Bırakta bülbüller âhûzârımla yansın,
Bırakta aşık Kerem Aslı’sını bulsun,
Varsın kalbim kalbinin eşiğinde kalsın,
Saçların rüzgarlara karışırken gülüm…
Bitmiyor gidişine yaktığım türkü,
Ezer geçer yüreğimi ayrılığın çarkı,
İnan bu son gidişin ruhumu bile yaktı,
Hicranlar gözlerimde kaynaşırken gülüm…
Bilirim akılkârı değil, aynalarla konuşmak,
Dağlara sis çökünce, oturup gizlice ağlamak,
Hasretlere gömülürken, sevdayı sensiz yaşamak,
Sensizliğin yokluğunda buluşurken gülüm…
Gel buzdan hayallerime cemre düşür,
Toprakta kardelen, içimde dağlar üşür,
Yıldızların hâlesinde hatıran ağlaşır,
Fenerler yalnızlığa alışırken gülüm…
Sen bir katre alevde tutuşup yandın mı hiç?
Sen bir aşkın narında suya kandın mı hiç?
Sen sevgiyi mutsuzlarda gördün mü hiç?
Kalbin tebessümlerle atışırken gülüm…
Ateşten bir kurşun gelip yerleşti sineme,
Korkak ceylanlarla mezarını kazdım gönlüme,
Hatıran kıyı oldu, içimdeki kırgın denizlere,
Bin can ile intizara kalkışırken gülüm…
Adını ayrılık koydum bitmeyen sonsuzun,
Sürgünlere salar beni, nağmelerde sazın,
Henüz sönmeye durmuştu ki; tutuştu közüm,
Pervanende kanatlarım uçuşurken gülüm…
Kahrolayım sensizliğin dar ağaçlarındayım,
Bakışlarım sönerken, ölümlere alışmaktayım,
Uzayıp giden hasretin son seferinde kıvranmaktayım
Hayal kuşları göğümden uzaklaşırken gülüm…
Siyah gözlerinin tutsağı ben değil miyim?
Sancılarıma çığ düşerken, ölen sen miydin?
Balıkların taşıdığı hüzünlü düşlerimde miydin?
Martı kuşları sahilde ağlaşırken gülüm…
Oy sevdam, kuşlar neylesin yaşlıysa gözlerim?
Nadas tutmuş çığlıklarla kelepçelendi bileklerim,
Bir gün ardıma takılıp da gelişini düşlerim,
Dört omuz üstünde taşınırken gülüm…
14.07.1997