
029
HASRETLİK TÜRKÜSÜ
Gurbet kapıları aralanırken,
Hasretlere salar kanlı söz beni.
İçimdeki köprüler yıkılırken,
Hüzünlere yoldaş eder göz beni.
Hicran aşk lalezarını eker,
Yetim cesedimi turnalar yıkar,
Ruhuma katmerli ızdırap akar,
Hicranla düğümlenirken çöz beni.
Baharda doluya tutuldu yürek,
Yorgun düşer ümit, bozulur ahenk,
Aşk, dalından sökülür ilmek ilmek,
Ahuzarla kurutur ayaz beni.
Yârimi içip, hasret kustu gurbet,
Boşalır gönlümden içli bir feryat,
Ey derdine tutsak olduğum hasret!
Buz gibi suyunda yıkar köz beni.
Mevsim gurbettir, uçuşur turnalar,
Nazar etmeden kırılır aynalar,
Gözlerime aşk yağmurları yağar,
Türkülerin sarnıcında süz beni.
Vadem doldu hüznün arefesinde,
Çatladı damar, sabır sergisinde,
SEN ölesiye büyüyorken BEN’de,
Her türküye besteledi saz beni.
Korkuyu yudumluyor avuçlarım,
Vuslat acısıyla dolar damarım,
Hasrete dokunurken dudaklarım,
Arzuhalim sıratına yaz beni.
Davullar çalsa kar etmez gönlüme,
Hasretin dudağı değer geceye,
Gönlüm neler gördü, sığmaz heceye,
Karaya tutsak etti beyaz beni.
27.06.1997