
039
KARADUT
Dönüşüm karadut yaprağına çaresiz
Gülüşüm bir çölde vurulmuş süvari
Kanatları kırıldı mavi benekli kelebeklerin
Avuçlarından içtiğim sular yakıyor dudaklarımı
Bir aziz sevdaydı
Fırtınaya saldı yapraklarımı
Heyecanı çoktan tükendi
Karşındaki ilk titreyişin
Karadut haykırır ‘ey sevdakar bu son gülüşün’
Biraz sonra yine ağlayacak gözlerim
Bir mendille sardığım yüreğim yine kanayacak
İçime düşecek hatıran
Bana yine binlerce ‘ah!’ kalacak
Hadi düş avuçlarımdan sinsice bitir beni
Bir daha tutamam utanarak bıraktığım ellerini
Seni söylemesin artık İstanbul, Erciyes, Palandöken,
Ne kaçan kurtulur senden, ne de ecelsiz ölen. . .
02.09.1999