Şiir Kültür Deryası

041

LEYDİ

Aşk saatlerinde zaman sana eriyor Leydi
Hasret ıslanmış gözlerinde başlayan kızıl bir ufuk
Gece dağlardan kayan bir Çoban yıldızıydı apansız gidişin
Ve intiharıydı gülen gözlerinin. .
Bir tutam perçemin yüzüne düşerken
Kıvranırken bir sızıyla için
Leydi o günde böyle siyah mıydı gözlerin?
Umut malihülyalar şehrinde yaralı bir çocuktur şimdi
Bense bir tabibim ve çaresizim yaralı bir ceylan kalbinde
Ve biliyorum ki çaresizliği sen bıraktın ellerime
Yüreğim yağmalanmış bir şehir
Ellerim kan revan içinde. . .
Derdimin dertlisi oldum, ey dön Leydi!
Şimdi Ferhat’ın dağlarında vurulan benim
Vuran SEN, bende vurulan sensin
Ve sende ölen hep benim. . .
Süveyla bakışlarınla imzalama ecelimi
Kuş uçmaz, kervan geçmez dağlara mahkum etme yüreğimi
Teslimim zalim bir eşkıyanın kanlı tüfeğine
Ne olur gel kurtar beni. . .
Gizlice büyüttüğüm menekşe soldu pencere diplerinde
Kaç kez yâd edildi, kalbe mühürlenmiş âb-ı hayat bakışın
Kahrolsun yine sen gelmeyeceksin
Yine bekleyeceğim kapı önlerinde
Yine kanayacak bir hasretle yüreğim. . .
Bir hayalin ziyasında tutuşup yanmışım Leydi!
Senden geriyi bir tek ben kalmışım Leydi!
Yani bir ben seni özleyen soğukkanlı gecelerde
Zehri ta ciğerime damlıyor en öldürücü ayrılığın
Gecelerin içinde, akşamların ötesinde sensizim yar
Böyle kolum kanadım kırık, böyle çaresizim yar
Böyle yaralı, böyle karalı, böyle yasına teslimim yar
Gel şehrin kalabalık sokaklarına inat
İçime dağların yalnızlığını at!
Kaldırımlara ayrılığın rüzgarı değdi
Yarı çırpınan kuşlar
Kalbimin bir yerinde can veriyor Leydi!
Ölümsüz ızdıraplar dörtnala
Karşımda yokluğun telli duvaklı
Ve hasretin doludizgin gönlümde
Gelmiyorsun. . . Unutmuş gibi (mi) sin
Kimler için sakladım o gelişleri?
Oysa ben sana gelmek için çoktan yaktım gemileri
Sende geleceğin günün akşamında
Beni yüreğine yaz Leydi!
Çıkmaz sokakların kangren olmuş kaldırımlarıdır yüreğim
Yoksun ya şebnemler kuruyor daha dalıma değmeden
Hüznün çiçek açtı yokluğunda
Sustu dudağımın mırıldandığı şarkı
‘. .Bir pınardım kurudum bilesin yar!
Bıraktığın mekanda sen nefesteyim, duyup gelesin yar!
Yüzün unutulmadan silinmeden hafızamdan hatıran
Kır gururunu ve kırılsın ayaklarının tutsak olduğu prangalar. .
Gözlerin aynada bir aks-i seda
Adının her harfi kordur, yağmurları kamçılayan
Şehre yağmur yağıyor ve gözlerim yağıyor şehre
Şimdi sen her gece bir saltanatın en muhteşem tahtında
Bense avare karasevdalı, yıpranmış ağıtlarda. .
Sana söylemeliyim Leydi;
Kardelenlerin ceplerinde ellerimin üşüdüğünü
Umut kışlarının öldüğünü
Sana söylemeliyim Leydi;
Bir karasevdanın rıhtımında
En sevdakâr kuşların seninle öldüğünü
Söylemeliyim en sevdakar kuşları senin öldürdüğünü
Tut ki kezzapla sarıyorum, ölümüne kanayan yaramı
Yanmak neydi ki, tut ki senden köz kaldı geriye Leydi
Ki sen sırrını gönlüme kilitleyen prangasın yar
Gönlü yaralı martıları kollarına sımsıkı sar. .
Sen asude kal, bir İstanbul ağlasın gözlerin. .
Söz vermiştim ya uçamadım Leydi!
Hürriyet kelepçelendi kollarımda
İstanbul bana yasak bir şehir iken
Söyle o vakit içimde tetiksiz düşen neydi?
Gözlerinin rengi hep böyle miydi?
Karlardan izimiz ne çabuk silindi?
Kim bozdu sevdanın efsunlu büyüsünü?
Sen mi bıraktın avuçlarıma
Kozasını delememiş bir kelebeğin ölüsünü?
Yoksa sen miydin sessiz akşamlarda
Yorgun ve kanatsız düşen kelebek?
Beni içten içe yakan kor sen miydin?
İçimdeki yalnızlık, dışımdaki kalabalık,
Yüreğimde nasırlaşmış sızım, duvardaki sazım
Alnımdaki karayazım, kırık mızrabım. .
Sen miydin?
Yoksa ben sen miydim? Sen ben miydin?
Biz kimdik ley, sen şimdi nerelerdesin?
Artık dön ey sırrını çözemediğim meçhul sevgili!
Bülbüller ahını tuttu bu gülistanda
‘Dönecek(!). .’ diyorum soranlara
Gelmenin mümkün olmadığı yerde misin?
Söyle Leydi nerelerdesin?
Denizlere ağlıyorum her vakit
Oysa denizlerin suçu yok Leydi
Dağlar taşıyamadı vebalini
Ve hesap sorulmayan dağlara vurdum yüreğimi
Bilmem hangi dağda yorulur
Hangi dağda düşer umudum?
Kimi avutur geçmek bilmeyen yıllar?
Yarım kaldı yar için bestelenen ıslıklar. .
Taşıyla, toprağıyla ve karasevdalarıyla
Biz diktik bu şehri kavgaların ortasına
Dön Leydi şehir ihanet. . Şehir virane. .
Şehir iki damla kan. .
Soğuk namlusunda akşamların
Döneceğin ümidiyle bekliyorum
Gittiğin yer uzak mı?
Sevdan zor bir tuzak mı?
Gözlerin bana yasak mı?
AH LEYDİ! NEDEN KIYDIN
İSTANBUL KADAR GÜZEL GÖZLERİNE? . .

                                                        04.07.1998

 

Ana Sayfa