
043
MEKTUP
1.
Bu mektubu sana yazdım
Dağları vurgun eylemiş sevdalar gibi
Küllenmiş ateştir her bir satırı
Unutulmuş baharlara
Yağmayan yağmurlara
Ve senin vefasızlığına inat…
Ansızın gelip yüreğime çakılan kurşunlar gibi
Bu mektubu sana yazdım!
Cebimde yitirilmiş umutların en ucuzu
Gözlerim dolunayın son renginde
Hadi kaynat yüreğimi yüreğinde
Son tren de kalkmak üzere…
II…
Sallarken mendilimi ardından
Söyleyememiştim bir türlü
Sen de anlamamıştın zaten
Çiviler hem yüreğe, hem toprağa çakılırken
Bir gecenin al yalazında
Bu mektubu sana yazdım. .
Nereden bilirdim
Cebimdeki külün yüreğimde kalacağını?
Bir mayıs akşamı sancımın feryatlara karışacağını?
Sorsaydın söylerdim belki…
III.
Ellerinle kapayamadığın utancını
Şiirlere adıyorum
Utancın perçinleşmesin diye
Kimseler bilmedi;
Bu şehre yağmurun niye yağmadığını
Kimseler duymadı;
Yıldırımlara karışan yalım kurşun seslerini
Ve hasretin kopardığı gizli kıyametleri…
IV.
Bir türlü gülmeyen yanım
Ve çocuksu vurgunlarım karışırken tenhalara
Ben bu mektubu sana yazdım
Soğuk gecenin tükenmiş soluğunda
Gözlerinin renginde tutuklu kalırken bütün çiçekler
Hiç benim olmamıştı, gizlice sahiplendiğim bahçeler
Koparmaya kıyamadığım
En güzel menekşeler sana dairdi
Ve sana peygamber çiçeklerini
Sonra yanık kokulu gülleri bırakıyorum
Damlarken yüreğim ağır ağır yapraklarına
Bil ki en büyük sebepti
Sahiplenilmemiş orman yangınlarına…
V.
Bu mektubu sana yazdım:
Yenik bir asker gibi
Geceyi tüketirken gözyaşlarımın arasında
Beklediğim haber hiç gelmedi
Beklerken bir şafağın kızıllığında
Ve bir sabah aydınlığında…
VI.
İhtilal rengi uykularla
Rüyalarımı yitiriyorum uykularda
Karşımda bir karabasan edasıyla
Gittiğin karanlıklar
Birazcık telaşlıyım, birazcık terli
Birazcıkta korkuyorum açık kalmış pencerelerden
VII.
Ve son kez yazıyorum sana;
Boynumdaki kolyeyi kırdım
Tüm kristalleri de. .
Sevdanın zulmünde ben bir mazlumum yar;
Viran eylediğim tüm ülkeler sana dair
Kıyamıyorum yine de bu son demeye
Bu labirente düştüğüm günden beri
Ve uzun zamandır kalbime düşmeyen şiirler gibi
Kıvranıyorum son aşk tellallığında. .
VIII.
Çöller benim gönül yağmurumda gizli
Bu şehirde ŞİİR sendin ey gül!
Ben şair değilim, hasretine düştüğüm günden beri
Mısralarda şiir senin gözbebeklerine kilitli
Gözbebeklerin kalemimde bir damla kül. . .
IX.
İfadesidir sana bu mektup
Menekşe tutkulu aşkımın
Bu mektubu sana yazdım
Oysa intihar edecek kadar korkaktır her insan
Yani gülüp geçerken hayata
Umutlar ölüyorsa birer birer
Ve yıkılıyorsa sevdaya kurduğum şehirler
İnan koymaz öyle kolay ölümler. .
X.
Sonra unutulur her insan
‘Vay be!’ deyip geçecek kadar
Birazcık gözyaşı
Bir dua
Bir Fatiha
Aşk düşürdüğün mendillere
Vuslat notalı bir şarkı işle
Ya da ŞARKILARIN BİTTİĞİ YERDE BENİ BEKLE! . .
12.07.1999