Şiir Kültür Deryası

060

UZAK GECELERE SON HATIRA

Yorgun denizler gözlerinin kıyısında dinlenir
Alev renginde güller bülbül figanıyla sulanır
Yüreğimin sancısı sazımın telinde bilenir
Firari yalnızlığımın koynundayım bu gece.

Hasretle bilenmiş kılıcını çekip kınından
Yaşanmamış hüzünleri vurdum ta derinden
Salıver mutluluğu sevda sürülerinden
Çobanlar misali yollardayım bu gece.

Sanma ki, şehrimin göğünde yıldızlar parlar
Mehtabın hayal kırıklığıyla ruhumda birikir acılar
Bir mayıs akşamı içimden gemiler kalkar
Bir garip turnaların kollarındayım bu gece.

Neredesin ey közümdeki ateş, içimin içinde karlar üşüyor?
Neredesin, kırlangıç yuvalarında baykuşlar ötüşüyor?
Gel gör halimi, aynalar bile ardımdan gülüşüyor
Bilinmez sırların dilindeyim bu gece.

Bir çocuk çığlığı, bir beşik gıcırtısı düşlerimi böler
Aldırma diyorum, geceler gündüze karışır gider
Aün olur yarım kalan türkünü mezar taşları söyler
Air sigaralık bitişin külündeyim bu gece.

Aeçip karşıma oturdu yine sensizlik ey yar
Ailemezsin derdimle nice kanlı Fıratlar çağlar
Aillerin dermanı kalmadı, lakin yol vermez dağlar
Aitmez dediğim sokakların sonundayım bu gece.

Sardı her yanımı hasretini kırıldı sabır testisi
Öyle bir vurdun ki, ta derinden yandı dağların sinesi
Ben Kerem’im, hem Ferhat, bir de sensizliğin delisi
Mecnunların yandığı narlardayım bu gece.

Şu bestelenmemiş sonbaharlarla düştüğüm yollar
Hani nerede, çıka çıka bitiremediğim çınarlar ?
Efsunkar ruhumda kimsesiz çocuklar ağlar
Gönlüme eremediğim soluklardayım bu gece

Yol alır içimde gemiler, sessiz ve gizlice
Dalgalarla boğulur ufuk, aklıma sen gelince
Kim susturur artık beni,yakamozlar ölünce
Bir nefeslik gülüşlerin sonundayım bu gece
                                     
                                                   29.05.1997

 

Ana Sayfa