
090
ÖLÜM YAKIŞMADI TEBESSÜMÜNE
Temmuz 2000 de Urfa’da şehit olan
MAHMUT KILIÇ’a ithafen..
Görmedim kurşunları öptüğü esmer susuşlarını,
“Giderken ıslak gözlerini kapatmamış!” dediler.
Gül konmuş yanaklarına,yaprakları ise kandan,
“Son söyleyeceklerine dudakları uzanmamış!” dediler.
Getir Doktor Bey getir serumu, iğneyi, ilacı,
Ne gerekirse yap ki gelip içimize oturmasın bu sancı,
Can gelecekse avuçlarına, boşalt damarlarımızdaki kanı,
”Lokman Hekim bile Azrail’in töresini bozamamış!” dediler.
Hangi duvara astın soluk fotoğrafını giderken?
Hangi kalbe emanet ettin gülüşünü veda ederken?
O gün hangi göz gördü seni,ecel sokağında gezerken?
Senin için “ecel zincirini kıramamış!” dediler.
Sen ki yetim bırakıp gittin dostunu, arkadaşını,
Sordular da dilim varmadı söylemeye daha körpe yaşını
Nasıl bir hesaptı ki bu, saldın bir belaya başını,
“Son nefeste bile annesini saramamış !” dediler.
Bir ıssız limandır artık beklenildiğin o şehir,
Bastığın yerler hüzün işgali,gönül kan dolu bir nehir,
Bir gece yarısı geldi haberin,aktı içimize bir zehir,
“İstanbul’dan gayrısı dar gelmiş duramamış!” dediler.
Çene altından işlemiş namlu,alnında soğuk kurşun izi,
Gözler ötelerin seyrinde,vedasını edemeden kısılmış sesi,
“İntihar!” dediler ve nasılda yakıştırdılar acizliğe seni,
“Kendi savunmasını bile yazamamış!” dediler...
Temmuz 2000