
096
EY AŞK
Ey maverası derin,
Ey hüznüm olan sevda
Ey düş kırıklığı, muammasında vuslatın..
Ey merhameti dikeninde gizli Gül!
Hicran-ı Ruhsar’ı içime dokunan ey..
En yakıcı ızdırabıyla hasretin
Getir gül kokunu dök kumsallarıma
Ey aşk!
Bir gül yaprağıyla da olsa dokun dudaklarıma
Gör ki kalbim kopup yerinden
Dökülür ayaklarına..
Kabuslarımı bir tövbekâr edasıyla bitirdiğim gün
Çöllere saldım susuzluğumu
Ey sevmenin en güzeli
Ey kanat çırpan ümidin eli!
Yarasaları çıktığım sokakta bıraktım
Ve doruğunda bütün gururumu..
Kapıları vurulmamış umutlarla geldim sana
Ey sevdamın dil-bestesini gönlüne sunduğum
Ey ruhumda büyüyen yara
Ey içime düşmüş volkan
Ki sana geldim dağları yara yara
Uğradığım her yol sana çıkıyor
Lacivert bir esrardır bende gizli oluşun
Arala tüm kapılarını
Bir sızıntı ışığının takibindeyim
Sonsuzluğunda susuz kalmış yüreğim
Bir hicret bekliyor senden
Sen özlediğim mor ufuklarda gizlisin
Ben ipi kopmuş dar kuyularda kaldım böyle
Artık gel eyy..
Çünkü bütün bekleyişler sana dair
Gerisi gaflet hülyası
Gerisi vesair..
Haydi gel artık...
19.09.1999