
144
ŞAHMERDAN
Ben kavgaların çatık kaşlı adamıyım
Meydanlara atıldığım günden beri
Sürgünüm kara gözlerine
Gün şafağa dururken ve çiğ düşerken bir yaprağa
Bir direniş gibi vuruldu ansızın alnıma bahtım
Ve kilitlendi O’ndan gayrısına gönül kapım
Zaten yüzüne baktığım gün anladım tutuklandığımı
Ve yara aldığımı esmer bir gecenin koynunda
Kutsal toprakları özler gibi sevdim seni
Bu yüzden seni unutturmaya çalışan ne varsa affetmedim
İpotek koydum aşksızlığa
Ve sonsuz bir aşk için bir tek seni sevdim..
Sarsa da hasret sancısı her yanımı
Onurlu bir tarih gibi gizledim ben hülyalarımı I
Kimseyle paylaşmadım adını
Kapanır diye ilaç sarmadım yarama
Çünkü aşkın türküsü sessiz söylenir bu kavgalarda
Hani kimsenin evcilleştiremediği
Şu ölüm korkusu var ya;
Yaradan sızan kan gibi ele verir kendini
Böyle zamanlarda...
Sen bilmesen de olur;seni severken kefeni koynuma aldığımı
Sen bilme,ateş rüyası güllere senin adını koyduğumu
Ben kavgaların çatık kaşlı adamıyım
Ben yağmurların ıslak saçlı adamıyım
Tozlu yollarda bıraktım ruhumun acıyan yanlarını
Harabe ülkelerden kopup gelen bir öfke gibi
Ne fırtınaları uyuttum yüreğimde
Yara aldım sensizlikten, yağmurlarla yıkadım yaralarımı
Yokluğuna alkış tutan bir ülke
Özgürlüğe yakışır mı sence
Korkaklığa direnmeyi yok edenler
Hangi onurun peşine takılıp gittiler böyle
Gittiler de perişan bir kent
Ve ilhamsız bir yağmur hediye ettiler gözlerimize
Söyle beni sensiz gitmeye mecbur bırakan giz ne?
Söyle de dinsin bu vakitsiz yağmur
Ben yağmurların ıslak saçlı adamıyım
02.09.1999
23.01.2002