Şiir Kültür Deryası

161

ANKARA AKŞAMLARINDA

Sen gideli buralardan...
Bilmem kaç asır geçti, kaç soy tükendi ardından
Kaç şehir kuruldu,kaç bahar yerle bir oldu
Sensiz kaç kavgada kolum kırıldı bir bilsen
Yüreğimde hala yırtılmamış sayfalar
Sevdam hürriyet yoksulu bir güvercin ürkekliğinde
Ah yar!
Üzerimde sensizlikten kalma bir yorgunluk var
Melankoli  akşamlarda izi silindi yağmurların
Ölüm kadar aceleci bir ayrılıkta yitip gidiyor zaman
Ve ben özlemeyi bile beceremedikten sonra
Neye alıştırmalıyım kendimi söyle
Zır deli bir yalnızlığın koynunda
Ölmelere alıştırıyorum ağustos şarkılarını
Ben ki öfkeye yenilmiş bir hasret meczubuyum
Tepeden tırnağa mezar doluyum
Sen gideli buralardan...

Akşamlara hüzün yağdı
Yalnızlık şimdi daha da can sıkıcı
Nasıl çatlarsa bir damar kılcallarından
Öylesine kan kaybediyorum işte
Öylesine kayıp gidiyorum hayatın kollarından
Adı silindi ayrılığın, izi var şimdi gözlerimde
Göçlerle çoğalan bir şehir gibi
Kan tutuyor yüreğimi
Yıktım senden geriye kalan ne varsa
Ben kalbime bir tek seni bıraktım
Adresleri topladım
Fotoğrafları yaktım
Azad yanımı bir köşeye fırlattım
Kanıma girdi yine gidişin
Cinnet mustatili akşamlarda
Kanatları kırık gitmiştin giderken
Sen asi ve yaralı bir kartal gibi
Yalnız ölmeyi seçtin
Bende kalp ağrısı, sende yılların acısı

Gittin...Akşamlara kadim bir hüzün bıraktın
Gittin...Çünkü sana göre değildi bu şehir
Biz sana göre değildik belki
Yaşanılası bir hatıramızda yoktu hani
Mor ufuklu dağların
Uzak gurbet akşamlarının hayranıydın sen
Bu yüzden ağır yaralar veriyordun şehre
Bölünmüş ekmeğimize, geceye dokunan türkümüze
Ve direnişimize; kavgalar edinip kendimize
Buna rağmen kararlı olmak yakışıyordu öfkeli denizlere
Gittin...Şehrazad korkular yırtıyordu ciğerimizi
İliklerimize kadar asiydik o gün..
Ben kalmayı deniyordum, ikna için seni
Sense “gidelim!” diyordun  “kavgaları sırtımıza vurup
Kan ağladı sessizlik, kan tutsa da  yüreğimi
Bu şehir beni, uzaklar seni bağladı..
O gün bir yağmur yağdı şehre
Bir şehir ağladı, birde ben
Ben korkuyordum sensizlikten
Yağmur yağdı, ben yandım, şehir ağladı
Şehir yağmuru yaşıyordu, bense ayrılığı
Kimse anlamıyordu bizi...

Bilmem neden hala o şarkıyı söylüyorum
Alıştırmışken kendimi yağmurun yorgunluğuna
Nerelerdeysen sende söyle diyorum 
Yakıştır yüreğinin sesini hayatın vurgun yanına
Bir isyansa yokluğun
Sebepsizce yağmalanan aşka
Duy ey gül yarası, ey kalbimin dinmeyen ağrısı
Düşün ki hala bitmeyen kavgalar veriyorum senin adına
Ölmelere alışıyorum da
Unutamıyorum seni;
Bu sinsi Ankara akşamlarında . . .

 

                                                            Haziran 2000

 

Ana Sayfa