Şiir Kültür Deryası

164

ÜSTÜ KALSIN
Geceye mıhlandı gözlerim
Şirpençe uykusuzluğum ayrılık hali
Sarhoş vedaların eşsiz yangınlarını süsler gibi;
Düştü dudağımdan bir yağmur ıslaklığında şarkılar
Gülleri yangınlara gömdüm
Sana bir tek külleri kaldı ey yar!
         Ve her yalnız kalışında dertli başını vurasın diye
         Sana taş bağırlı sağır duvarları bıraktım bir de...
Kopmasa da kıyamet, uğramasa da bedene ölüm
Biliyorum ki sen uzaklardan bile unutursun gülüm
Unutmak istiyorsan şimdi unut
Çünkü unutmayı da yalnızlığı da sana bıraktım bu gece...
Güneşi götürüyorum içimde
Ama en soylu ve en bahtiyar yıldızları astım yerine
Her uzatışında elini
Ve her dokunamayışında ;
Hatırlayıp kahrı yakıştırdığın bir aşığın adına
Ve utana sıkıla, içten içe tutuşup yanasın diye
Onurlu yıldızları hediye ettim gururunun tahtına...
Endişelenme!
Senden sonra da düşecek bu sayfalar yeryüzüne
Hep kırılgan bir düş kalacak siyah gözlerin
Unutma!
Sana sapan taşı değmiş çocukluğumun zemheri akşamlarını,
Hovarda bir gençliğin yenilgilere karşı giden şaşkınlığını,
Yaralı kartalların ölüm korkusuyla baş başa kaldığı
O engin dağ başlarını,
Kardelenlerin sabrını sonra
Ve gözyaşıyla çoğalan tuzlu denizleri bıraktım sana
Hani bir gün seninde kanayan bir yaran olursa Sarasın diye...
Kabuslara aralanan kapılar arasında
Tükettim saatlerimi..
Sensizliğimi be!
Evet sensizliğimi de...
Duyunca isyanlarının arka sokaklarından sökülüp geldiğini
O vakit içime doğru dörtnala koşan sessizliğimi de...
Ebediyen gittiğimi belki anlarsın diye
Yenilmiş ordularımı
Ve bu aşktan kötürüm çıkan şairliğimi sende bıraktım
Ü s t ü  k a l s ı n  ! . . .

                                                                     20.05.2001 / İstanbul
                                                                     05.09.2001 / Ankara

 

Ana Sayfa