
212
BİR NEYZEN OLSAM
Bir neyzen olsam...
Kamburu sırtımda yaslasam başımı hüzzam nakışlarına
Bir nebzecik yangını çeksem ciğerlerime kadar
Vurulsam ay gibi yollarına
Bir elime güneşi bir elime ayı verseler
Senden yana dururken teveccühüm
Yaşamak kaygısı düşmese içime
Reddiyesini okusam bütün makamların
“Hu” sesiyle dirilircesine uyansam
Öpsem nağmelerinde gizli kokunu
Dokunsam gözyaşlarına
Duyar mıyım ağladığını
Bir neyzen olsam!
Güneş doğarken bir akşam
Tutsam seni kanatlarından
Çekip alsam seni bu dünyadan
Gelir miydin ötesine hayatın
Kapat gözlerini, dizlerinin bağı çözülmeli birazdan
Bir ses ki sarmalı seni derinden
Bir ses ki çağırmalı seni onsekizbin alemden
Güneş olmalısın sen, yıldız olmalısın
Gök sen, yer sen...
Sen ki; seni sürgün tutan bu zindana halifeysen
Kır zincirlerini...
Bir neyzen olsam
Yanı başımda bir çift semazen
O sultanla aynı safta
Avuçlarımı yüzüme doğru açsam
Asi halimden utandığım kadar
Ağlayamamaktan da utansam
Yüreğimi tutuştursam nefsimin soluğunu keserek
Açmasam bir daha gözlerimi
Yalnız seni görebilsem, yalnız sana dokunabilsem
Gücümün yettiği kadar ölsem
Ve bir neyzen en çok nereye yakışırsa oraya gömülsem
Mesela bir gül bahçesine ;mesela senin gönül bahçene
Sonra yeniden dirilsem mahşer kalabalığına
Sonra “ gel” desen o tüm renklerin karıştığı mahşer alacasında
Bulsam seni Kevser’in başında
Bir ağaç gölgesinde ,bir ırmak sesinde kıyama dursak...
Bu sefil dünyadan bize arta kalan ne varsa
Bir Ney’in sesinde
unutsak...
21.08.2004